hold back - Türkçe İngilizce Sözlük

hold back

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"hold back" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hold back f. saklamak
Don't hold back anything.
Hiçbir şeyi saklamayın.

More Sentences
hold back f. çekinmek
Don't hold back.
Çekinme.

More Sentences
hold back f. kendini tutmak
Don't hold back.
Kendinizi tutmayın.

More Sentences
hold back f. tutmak
I couldn't hold back my tears for long.
Uzun süre gözyaşlarımı tutamadım.

More Sentences
hold back f. durdurmak
hold back f. zaptetmek
hold back f. zapt etmek
Öbek Fiiller
hold back f. bir sonraki aşamaya geçirmemek
hold back f. açığa çıkarmaktan kaçınmak
hold back f. ayrılmaktan kaçınmak
hold back f. harekete geçmeden önce beklemek
hold back f. başkaları tarafından görülmekten kaçınmak
hold back f. kontrol etmek
hold back f. kısıtlamak
hold back f. yakalamak
hold back f. tutuklamak
hold back f. birine (bir şey) söylemeyi reddetmek
hold back f. ilerlemeyi engellemek
hold back f. (okula) gecikmek
hold back f. (okula) geç kalmak
hold back f. sınıf tekrarlatmak
hold back f. sınıfta bırakmak
Fotoğrafçılık
hold back f. (fotoğrafın bir kısmını) yoğunluğu azaltmak için çıktısını alma esnasında gölgelemek

"hold back" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hold something back f. zapt etmek
hold a crowd back f. kalabalığı zaptetmek
hold oneself back f. kendini tutmak
hold a child back a year f. çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak
hold back a sneeze f. hapşırığını tutmak
Öbek Fiiller
hold back (on something) f. (bir şeyden) az almak/vermek
hold back (on something) f. (bir şeyden) saklamak
hold back (on something) f. (bir şeyden) ayırmak
Konuşma Dili
don't hold back expr. elini korkak alıştırma
Deyim
hold something back for a rainy day f. zor günler için saklamak
hold something back for a rainy day f. (zor günler için) bir kenara koymak
hold back something f. saklı/gizli tutmak
hold something back f. saklı/gizli tutmak
hold back one's tears f. gözyaşlarını tutmak
Konuşma
don't hold back expr. kendini tutma
Gıda
hold-back i. geri tutma
İngiliz Argosu
family hold back (f.h.b) i. bir misafir geldiğinde ve evde ikram edilecek herhangi bir şey yoksa aile bireylerinin birbirlerine söylediği bir söz